Rutin
KontrollerDiyabette kan şekerimizin kontrollü olması gerekir.
Diyabetin seyrinin nasıl gittiğini de, bazı kontrolleri yaptırarak
anlayabiliriz. Bu kontroller:
- Günlük kan şekeri takibi: Kan glikoz testleri diyabetin
kontrolünü sağlamada oldukça güvenilir testlerdir.
Kan glikozunuzu ne zaman ölçmelisiniz?
- Sabah NPH (orta etkili) insülin kullanılıyorsanız, kan glikozunuzu
sabah kahvaltısından ve akşam yemeğinden önce ölçmelisiniz.
- Kristalize (kısa etkili) insülin kullanıyorsanız, enjeksiyondan
3-4 saat sonra kan glikozunuzu ölçmelisiniz.
- Oral antidiyabetik hap kullanıyorsanız sabah kahvaltısı ve akşam
yemeği öncesi, şekerinizi tıbbi beslenme tedavisi ile kontrol
ediyorsanız sabah kahvaltıdan önce ve herhangi bir ana öğünden 2 saat
sonra ölçüm yapılmalıdır.
Kan glikozu ölçüm sayısı ne olmalıdır?
1- Diyabet tanısı yeni konmuşsa, hipoglisemi belirtilerini
hissetmeyen diyabetlilerde, brittle diyabetlilerde, gebe diyabetlilerde
günde 4-7 kez kan şekeri ölçümü yapılmalıdır. En sık kullanılan yöntem:
- Sabah aç karnına
- Öğle yemeği öncesi saat: 12:00'de
- Akşam yemeği öncesi saat: 18:00'de
- Gece yatmadan önce saat: 22:00'de
- Haftada bir gün gece 03:00'te
2- Diyabet kontrolünüz çok iyi ise, haftada 1-2 gün günde 4 kez yada
her gün farklı bir zaman diliminde ve haftada bir gün gece saat 03:00'te
kan şekeri ölçülmelidir.
3- Tıbbi beslenme tedavisi veya oral antidiyabetik alan Tip 2
diyabetlilerde diyabet kontrolü iyi ise, haftada 1-2 gün aç iken ve gece
yatmadan önce (saat 22-23 arası) kan şekeri ölçülmelidir. Diyabet
kontrolü, kontrol sağlanana kadar günde 4 kez aç, ana öğünlerden 2 saat
sonra, gece yatmadan önce ve haftada 1-2 kez gece 03:00'te kan şekeri
ölçülmelidir.
Günümüzde evde kendi kendinize kan şekeri ölçmenizi sağlayan,
kullanımı pratik ve kısa zamanda sonucu veren glikometriler
üretilmiştir. Kan testi yapmadan önce ellerinizi su ve sabunla yıkayın.
Ellerinizi yıkamaktaki amaç, ölçüm sırasında parmaklarda şeker kalmışsa
(örn; glikoz tabletlerinden veya yediğiniz şekerli bir besinden) test
sonucu yanlış çıkabilir. Parmak uçlarınızı yanlardan delerseniz daha az
ağrı hissedersiniz. Parmak delme aletinizi başkasıyla paylaşmayınız.
Evde kan şekeri izlemenin yararları:
-Daha kolay ve ekonomik kan şekeri kontrolü sağlanmasına yardım eder.
Striple kan şekeri ölçümü, labaratuvar koşullarında ölçümden daha
ekonomiktir, üstelik striple ölçümde çok kısa süre içerisinde sonuç
alınabilir, böylece zaman kaybı da önlenmiş olur.
-Hipoglisemi ve hipergliseminin erken fark edilerek önlenmesini
sağlar. Hipoglisemi veya hiperglisemi belirtisi hissettiğiniz anda
evinizde hemen ölçüm yapıp sonuç alabildiğiniz için, zaman kaybetmeden
ve bu komplikasyonlardan zarar görmeden şekerinize müdahale
edebilirsiniz.
-Kullanılan diyabet ilaçlarının doz ayarını kolaylaştırır. Evde
izlediğiniz kan şekeri sonuçlarınıza göre doktorunuz kan şekeri
düşüklüklerini ve yükselmelerini, bunların ortaya çıkış zamanlarına göre
değerlendirerek tedavinizi çok daha iyi planlayabilir.
-Daha güvenli ve rahat bir yaşam sağlar. Kan şekeri ölçüm cihazınızı
yanınıza alarak rahatça seyahat edebilirsiniz, gideceğiniz yerin
yakınında kan şekeri ölçümü yapabilen bir yer aramanız gerekmez. Böylece
kendinizi daha güvende hissedersiniz.
-Kan şekeri kontrolü daha iyi sağlanarak uzun dönemde oluşabilecek
kronik komplikasyonların azalmasını sağlar. Şeker yüksekliklerinizi daha
yakından ve sık takip edebileceğiniz için, erken müdahale ve tedavi
sayesinde ileride oluşabilecek risklerden (retinopati, nöropati v.b.)
korunmuş olursunuz.
-Yaşam kalitesi artar, hastaneye yatış nedenleri azalır. Hastaneye
yatış nedenleri arasında hiperglisemi komaları, hipoglisemi koması,
kronik komplikasyonlar yer almaktadır. Bu komplikasyonlar size ve
ailenize maddi-manevi zarar verir. Evde kendinizi yakından takip etmeniz
bu tür sorunlarınızı önemli ölçüde azaltacaktır.
- Haftada bir tansiyon takibi:Tansiyon sorununuz olmasa bile
haftada bir kontrol ettirmelisiniz. Genelde tüm diyabetlilerin yüksek
tansiyon şikayetleri mevcuttur. Tansiyon yüksekliği kan şekerinin
yükselmesine neden olabilir. Diyabetlilerde tansiyon sınırı 130/ 80
mmHg' dır.
- 3-4 ayda bir HbA1c takibi: HbA1c: Kırmızı kan
hücrelerinde glikozun bağlı olduğu hemoglobin yüzdesini gösteren bir
ölçü birimidir. Hemoglobin kırmızı kan hücrelerinde oksijeni bağlar ve
taşınmasını sağlar. Test, 120 gün yaşayan ve daha sonra dalakta
parçalanan kırmızı kan hücrelerine dayalıdır. Kısaca HbA1c son 2-3 ay
içindeki ortalama kan glikozu düzeyini verir. HbA1c diyabet kliniğinde
düzenli aralarla (en az 3-4 ayda bir) takip edilirse, bu bize glisemik
kontrolünüzün yıl boyunca nasıl olduğunun iyi bir özetini verecektir.
Çocukluktan ergenliğe geçiş (puberte) döneminde büyüme hormonu
salgılanır ve bu dönemde kan glikoz düzeyleri artar. Sonuç olarak
puberte döneminde iyi bir HbA1c değeri elde etmek zordur.
Yapılan bir çok çalışma % 7-8'lik bir HbA1c değerinin uzun dönem
komplikasyonları önemli ölçüde azalttığını göstermiştir. HbA1c'nin % 9
olması ise riskin önemli ölçüde artmış olduğunu gösteren bir uyarı
işaretidir.
HbA1c düzeyinin çok düşük olması durumunda, ortalama kan glikozu
düzeyiniz çok düşük olacaktır ve hipoglisemi riski artacaktır. Çok küçük
çocuklarda (2 yaşından küçük) beyin halen gelişimini sürdürdüğünden,
düşük kan glikozu ile birlikte yineleyen ciddi hipoglisemi ve
konvülsiyonlar beyne zarar verebilir. Okul öncesi çocuklarda ciddi
hipoglisemiden kaçınmak öncelikli hedef olmalıdır.
- Yılda bir kez böbrek fonksiyon testleri: Böbreklerde kan
damarları kandaki yıkım ürünlerinin idrara filtre edilmesini sağlayan
küçük yığınlar oluşturur. Bu damarların duvarında hasar oluştuğunda
idrara protein çıkışında artış gözlenir. Bu protein çok düşük
düzeylerde olsa bile idrarda saptanabilir (mikroalbüminüri olarak
adlandırılır). Protein kaçağı devam ederse kan basıncının yükselme
riski ortaya çıkar. Bu durum diyabetin başlangıcından yaklaşık 20-30
yıl sonra ortaya çıkar ve vücudun atık maddeleri dışarı atamamsına
neden olur. Böbrek sorunu tedavisiz bırakıldığında 7-10 yıl içinde
diyaliz gereksinimi başlar. Tüm diyabetlilerin yaklaşık üçte birinde
mikroalbüminüri ve buna bağlı kalıcı böbrek hasarı görülür. Bu
sorunların erken dönemde tespit edilmesi tedavi açısından oldukça
önemlidir. Erken tespit içinde belli aralıklarla bazı testlerin
yapılması gerekir. Bu testler kanda üre, kreatinin ve idrarda
mikroalbüminüri tayinidir.
Milroalbüminüri: Kronik kopmplikasyonların oluşumundaki risk
faktörlerinin azaltılmasının ve iyi metabolik kontrol göstergelerinin
arasında albüminüri de vardır. Milroalbüminüri testi 3 yöntemle
yapılabilir:
1. 3-4 saatlik idrar biriktirilerek
2. Günün herhangi bir saatinde yapılan idrarda albümin/kreatinin
oranı hesaplanarak
3. 24 saatlik idrar biriktirilerek, kreatinin ile birlikte
değerlendirilir.
Mikroalbüminüri idrarda 2-3 ay içinde birbirini takip eden 3 testten
en az ikisinde 30-300 mg/gün albumin çıkarılması anlamına gelir. Gündüz
saatlerinde mikroalbüminüri atılımı geceye göre %25 daha fazladır. Ağır
egzersiz yapılması, kan şekerinin çok yüksek seyretmesi, enfeksiyonlu
hastalıklar, kalp yetmezliği, hipertansiyon atakları gibi durumlar
böbreklerden atılan albümin miktarını değiştirebilir. Bunlar göz önüne
alınarak daha güvenilir sonuçlar elde edebilmek için:
- Sabah ilk idrar veya sabah saatlerinde çıkarılan idrar örneği
kullanılmalıdır (spot idrarda mikroalbüminüri bakılacağı zaman).
- Ölçüm test çubuklarıyla yapıldıysa ve sonuç pozitif çıktıysa
üriner enfeksiyon araştırılmalı, enfeksiyon varsa tedavi olduktan
sonra tekrar albümin ölçümü yapılmalıdır.
- Son yıllarda mikroalbüminüri basit test çubuklarıyla (micral test)
her yerde ve kısa sürede değerlendirilebilir. Bu çubuklarla ölçüm hem
pratiktir, hem de %95 oranında doğru sonuç verir.
- Yılda bir kez EKG (kalp grafisi):Kalp-damar sisteminizin
kontrolü için en basit yöntem kalp elektrosudur.
- Yılda bir kez göz dibi muayenesi: Diyabet tansı ilk
konduğunda göz muayenesi yapılmalıdır. Daha sonra ise göz ile ilgili
değişikliklerin erken saptanabilmesi için, diyabet tanısı konulmasının
ikinci yılından itibaren yıllık göz muayenesinin yapılması gerekir.
Ergenlik döneminde başlayan diyabette ise yıllık kontrollerin
hastalığın 5. yılından sonra başlatılması önerilmektedir. Muayeneden
önce göz bebeklerinin büyütülmesi için göz damlası damlatılır, böylece
retinanın daha büyük bir kısmının görülebilmesi amaçlanır. Kontroller
sonucunda bir sorun gözlendi ise doktorun tavsiyesine göre kontrol
aralıkları sıklaştırılabilir.
- Yılda bir kez nörolojik muayene:Kan şekeri yüksekliği damar
ve sinir sistemlerinize zarar verdiğinde, özellikle ayaklarınızda
karıncalanma, his kaybı, üşüme vb. belirtilerle kendini gösteren
nörolojik sorunlara neden olabilir. Şeker hastalarında ayak
problemleri hastaneye yatışın en sık nedenlerindendir.
Diyabet Ayaklarınızı İki Yönde Etkileyebilir:
1. Sinirlerin hasar görmesi (sıcak- soğuk ve ağrı hissedilmeyebilir).
2. Kan damarlarını hasar görmesi (azalan kan akımı nedeniyle ayak
ülserleri ve yaralarının geç iyileşmesine neden olur). Genellikle
birinci neden ağır basar, yayılan kan akımının azalması da olaya katkıda
bulunur. Diyabet hekiminiz ve hemşirenize ayak muayenenizi mutlaka
yaptırınız.
- 6 ayda bir diş muayenesi:Kan şekeri yüksek olduğu zaman
tükürükteki glikoz salınımı çürüklere sebep olabilir. Normalde tükürük
glikoz içermez ancak kan şekeri belli bir düzeyin üstünde olduğunda
tükürükte artmış miktarlarda glikoz bulunur. Bu nedenle çok yüksek
veya dengesiz kan şekeri düzeylerine sahip bir kişinin dişlerinde
çürük olma riski daha fazladır. En az 6 ayda bir kez diş doktoruna
kontrole gidilmelidir.
- 3-4 ayda bir doktor kontrolü:Tüm bu testlerin yapılabilmesi, genel
muayene ve kullanılan ilaçların düzenlenebilmesi için belli
aralıklarla doktora (tercihen diyabet doktoruna) kontrole
gidilmelidir.
- Vücudunuzdaki diğer şikayetlerinize göre başka testler yada
doktorun görmesi istenebilir ( fizik tedavi, psikolog vb.).
Sağlıklı Günler....
Kaynak:Acıbadem Sağlık Grubu